Hafızayı Yeniden Kurmak: Sanat ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği başlıklı çevrimiçi toplantımızı 26 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirdik. Toplantının moderatörlüğünü Cansu Dayan üstlenirken, Damla Sandal, Cansel Aslan ve Muhal İkikardeş konuşmacı olarak yer aldı.

Yayın Tarihi: 26.08.2026

Hafızayı Yeniden Kurmak

Hafızayı Yeniden Kurmak: Sanat ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği başlıklı çevrimiçi toplantımızı 26 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirdik.

Avrupa Birliği tarafından finanse edilen CEİDİzler Projesi kapsamında düzenlenen toplantının moderatörlüğünü Cansu Dayan üstlenirken, Damla Sandal, Cansel Aslan ve Muhal İkikardeş konuşmacı olarak yer aldı.

Sivil toplum örgütleri, yerel yönetimler, akademi ve farklı alanlardan katılımcıların bir araya geldiği toplantıda; sanatın toplumsal ve kolektif hafızanın korunması, aktarılması ve yeniden şekillendirilmesindeki rolünü toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifiyle ele aldık. Hangi deneyimlerin görünür ve aktarılabilir hâle geldiğini, hangilerinin toplumsal belleğin dışında bırakıldığını ve sanatın eşitlikçi, çoğulcu ve kapsayıcı bir hafıza oluşturmak için sunduğu imkânları tartıştık.

Cansel Aslan, Hatay’daki Evveli Temmuz Festivali’nin tarihsel ve kültürel köklerini, yıllar içindeki dönüşümünü ve yerel kültürün korunmasına sunduğu katkıyı aktardı. Festivalin, özellikle kadınların farklı sanatsal etkinliklere ve performanslara özgürce katılabildiği kapsayıcı bir buluşmaya dönüşmesi üzerinde durduk. Deprem sonrasında gerçekleştirilen festivalin, sanatın iyileştirici, güçlendirici ve toplulukları bir araya getirici yönünü görünür kılan önemli bir deneyim olduğunu konuştuk.

Muhal İkikardeş, Adana’da yürütülen yerel eşitlik izleme çalışmalarından ve bu çalışmaların hikâye anlatıcılığı, şiir, sergi ve belgesel gösterimleri gibi farklı sanat biçimlerini içeren bir festivale dönüşme sürecinden söz etti. Hikâye anlatımının insanların deneyimlerini paylaşmalarına, ortaklıklar kurmalarına ve kolektif hafızayı birlikte oluşturmalarına nasıl katkı sunduğunu değerlendirdik. Deprem sonrasında dayanışmanın ve toplumsal moralin yeniden kurulmasında sanatın rolünü ve yerel yönetimler ile sivil toplum örgütleri arasındaki iş birliğinin önemini ele aldık.

Damla Sandal, fotoğraf ve nakışı bir araya getiren “hafızayı işlemek” çalışmalarını paylaştı. Kadınların tarih boyunca iğne işini bir ifade, iletişim ve direniş biçimi olarak kullanmalarından hareketle gerçekleştirilen atölyelerin; kişisel ve toplumsal deneyimlerin paylaşılmasına, ayrımcılık ve eşitsizliklerle yüzleşilmesine ve görünmez kılınan kadın emeğinin görünür hâle gelmesine nasıl alan açtığını konuştuk. Çocuklar ve yetişkinlerle gerçekleştirilen çalışmalardan örnekler üzerinden, fotoğrafların ve nakışın geçmişle bugün arasında bağ kurma ve kültürel mirası yeniden yorumlama potansiyelini değerlendirdik.

Toplantıda ayrıca kişisel fotoğrafların taşıdığı hafıza değerini, afetler nedeniyle kaybolan veya zarar gören görsel arşivlerin sanat aracılığıyla yeniden anlamlandırılmasını ve sanatsal üretimin kuşaklar arasında bağ kurmadaki rolünü tartıştık.

Sanatın yalnızca belirli bir yeteneğe, eğitime veya uzmanlığa sahip kişilere ait olmadığına; gündelik yaşamın, hatırlamanın, iyileşmenin ve geleceği birlikte hayal etmenin bir parçası olduğuna dikkat çektik. “İyi” ya da “kusursuz” sanat üretme baskısının dışına çıkan, herkesin kendi deneyimiyle katılabileceği erişilebilir ve kapsayıcı sanatsal uygulamaların önemini vurguladık.

Deneyimlerini, üretimlerini ve değerlendirmelerini paylaşarak toplantımıza katkı sunan konuşmacılarımıza ve tüm katılımcılarımıza teşekkür ederiz.


Avrupa Birliği tarafından
finanse edilmektedir.