Sivil toplum örgütleri, akademisyenler ve uluslararası kuruluş temsilcileri, 5 Mayıs 2026 tarihinde Ankara’da düzenlediğimiz “Bölgesel Deneyim Paylaşımı Toplantısı: Birbirimizi Dinlemek, Birbirimizi Görmek” etkinliğinde bir araya geldi.

Yayın Tarihi: 05.05.2026

Bölgesel Deneyim Paylaşımında Buluştuk: “Birbirimizi Dinlemek, Birbirimizi Görmek”

Sivil toplum örgütleri, akademisyenler ve uluslararası kuruluş temsilcileri, 5 Mayıs 2026 tarihinde Ankara’da düzenlediğimiz “Bölgesel Deneyim Paylaşımı Toplantısı: Birbirimizi Dinlemek, Birbirimizi Görmek” etkinliğinde bir araya geldi. Toplantıda; toplumsal cinsiyet eşitliğinin izlenmesi, sosyoekonomik kapsayıcılık, şiddetle mücadele ve erkekliklerin dönüşümü gibi başlıklarda farklı ülkelerden deneyimler paylaşıldı.

Toplantının açılış konuşmaları, Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Gülay Toksöz ile Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Toplumsal Cinsiyet Politikaları Yöneticisi Amra Levnjak tarafından yapıldı. Gülay Toksöz konuşmasında, toplumsal cinsiyet eşitliği alanında küresel ölçekte yaşanan gerilemeye dikkat çekerek kamusal bakım, eğitim ve istihdam politikalarının önemini vurguladı. CEİD’in 15 yıldır herkesin haklardan eşit ve tam yararlanabilmesi için çalıştığını ifade etti. Amra Levnjak ise Avrupa Birliği’nin toplumsal cinsiyet eşitliği yaklaşımını aktarırken, kanıta dayalı verinin önemine dikkat çekti. Açılışın ardından Proje Direktörü Ülker Şener, “Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin İzlenmesi Projesi” kapsamında yürütülen çalışmalar ve elde edilen çıktılar hakkında sunum yaptı.

Katılımcıların kendilerini, kurumlarını ve çalışma alanlarını tanıttığı tanışma oturumunun ardından başlayan ilk panelde, toplumsal cinsiyet eşitliğinin izlenmesinin neden gerekli olduğu ve bu alandaki yöntemler tartışıldı. Gülay Toksöz moderatörlüğündeki panelde Kuzey Makedonya, Sırbistan ve Bosna Hersek’ten konuşmacılar; bütçe izleme, yerel yönetimlerde hesap verebilirlik, topluluk mobilizasyonu ve uluslararası savunuculuk deneyimlerini paylaştı.

Center for Research and Policy Making’den Marija Risteska, toplumsal cinsiyete duyarlı bütçe izlemenin Kuzey Makedonya’da gibi somut değişimlerin gerçekleştiğini aktardı. Hikâye anlatıcılığının ve veriye dayalı savunuculuğun dönüştürücü etkisine dikkat çekti.

Birleşmiş Milletler Kadın Birimi’nden Olja Jankovic Lekovic ise toplumsal cinsiyete duyarlı bütçelemenin yerel düzeyde hesap verebilirliği güçlendirdiğini vurguladı. Sivil toplum örgütlerinin kamu ile yerel halk arasında köprü görevi gördüğünü belirten Lekovic, bütçelerin uygulanmasının da izlenmesi gerektiğini ifade etti.

Kuzey Makedonya’dan Humanitarian Association “Majka” temsilcisi Ivana Cvetkovikj Stojcheva, kadınların yerel kararlara katılımını güçlendirmeye yönelik çalışmalarını aktarırken, Bosna Hersek Kadın Ağı’ndan Selma Bad?i? ise yıllardır yürüttükleri uluslararası savunuculuk faaliyetlerinin kadın hakları alanında yasal değişimlere katkı sunduğunu anlattı.

Öğleden sonraki ikinci panelde toplumsal cinsiyet eşitliği ile sosyoekonomik kapsayıcılık arasındaki ilişki tartışıldı. Hanife Aliefendioğlu moderatörlüğündeki panelde kadın istihdamı, ekonomik güçlenme ve kesişimsel eşitsizlikler farklı perspektiflerden değerlendirildi.

CEİD’den Emel Memiş, CEİD Endeksi’nin toplumsal cinsiyet eşitliğini; erişim, yararlanma ve yoksunluk eksenlerinde değerlendirdiğini anlatarak Türkiye’de özellikle karar alma mekanizmalarına katılım alanında ciddi eşitsizlikler bulunduğunu ifade etti.

DİSK-AR’dan Zeynep Kandaz ise Türkiye’de kadınların işgücüne katılım oranının erkeklere kıyasla oldukça düşük olduğunu, kadınların büyük bölümünün ev içi bakım yükümlülükleri nedeniyle işgücüne katılamadığını belirtti. Kadınların kayıtlı ve tam zamanlı istihdam oranlarının düşüklüğüne dikkat çekti.

Kuzey Makedonya’dan Valentina Disoska girişimci kadınların yaşadığı sorunlara ve veri eksikliğine odaklanırken, Almanya’dan DaMigra temsilcisi Filiz Kılıçgün Yeşil göçmen ve sığınmacı kadınların karşılaştığı çok katmanlı ayrımcılığı anlattı. Dil bariyeri, diplomaların tanınmaması, sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sorunlar ve oturum izinlerine bağlı şiddet riskleri panelin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.

Günün son panelinde ise siyaset, şiddet ve erkeklikler teması ele alındı. Emel Memiş moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda kadına yönelik şiddet, LGBTİ+ hakları, dava izleme deneyimleri ve erkeklik normlarının dönüşümü tartışıldı.

KAOS GL’den Kerem Dikmen, LGBTİ+’lara yönelik hak ihlallerinin arttığını ve LGBTİ+ karşıtı söylemlerin kurumsal düzeyde yaygınlaştığını ifade etti. Bianet’ten Elif Yılmazlı ve Damla Türkmen ise 18 yıldır yürüttükleri “Erkek Şiddeti Çetelesi” çalışmasının yöntemlerini ve medyaya yansıyan şiddet vakalarının nasıl izlendiğini paylaştı.

Bosna Hersek’ten Centar Zenskih Prava temsilcisi Meliha Sendi?, cinsel ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddet davalarında yürüttükleri duruşma izleme çalışmalarının hukuki değişimlere katkı sunduğunu aktarırken, CARE Balkanlar’dan Sara Dereta erkeklik normlarının genç erkekler üzerindeki etkilerini ve dönüştürücü çalışmalarını anlattı.

Kadın Dayanışma Vakfı’ndan Öykü Eylem Kuş ise 6284 Sayılı Kanun’un uygulanmasına ilişkin izleme çalışmalarının bulgularını paylaşarak, koruyucu ve önleyici tedbirlerin uygulamada yetersiz kaldığını vurguladı.

Toplantı, “Birlikte Neler Yapabiliriz? Nasıl Birlikte Çalışabiliriz?” başlıklı ortak tartışma oturumuyla sona erdi. Ülker Şener moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda katılımcılar, bölgesel dayanışmanın güçlendirilmesi, ortak savunuculuk alanlarının geliştirilmesi ve gelecekte kurulabilecek iş birlikleri üzerine görüş alışverişinde bulundu.


Avrupa Birliği tarafından
finanse edilmektedir.